Abdullah さんのプロフィール*[(a-yildirim42)]*フォトブログリストその他 ツール ヘルプ

ブログ


2007年3月

Fıkralar

 

  HEMŞİRE

Hemşire, Doktora Hastayı Gösterir.
-Kalbini dinlemek için ne zaman egilsem,kalp atışları hızlanıyor.Ne yapsak acaba doktor bey.
-Önlügünün önünü iliklesen...!
 

  Göle Yoğurt Çalmak

Kimi insanlar olmayacak hevesler peşinde koşup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemiş bir gün. Elinde koca bir bakraç yoğurt mayasıyla gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık, kaşık dökmeye :

- Ne yapıyorsun Hoca ? demişler.

- Göle yoğurt mayası çalıyorum, demiş kıs, kıs gülerek.

- Olur mu demişler, göl yoğurt mayası tutar mı hiç ? Hoca cevabı yapıştırmış tabii.

- Ya tutarsa...

  TAVUK ve YUMURTA

İki tavuk bir markette alış veriş yapıyorlar.Bir yumurta standının önüne gelirler.Etikette yumurta fiatı yüzelli bin lira yazar.Tavuklardan biri diğerine;
-Bak bu yumurtaları ben yumurtladım der, böbürlenerek! Dolaşmaya devam ederler.Bir başka yumurta standına gelirler.Kocaman çift sarılı köy yumurtalarını görürler.Fiatı yüz altmış bin lira.Bu sefer diğer tavuk atılır;
-Bak bu yumurtaları da ben yumurtladım.
Diğeri gülümseyerek cevap verir.
-Ben de bunlardan yumurtlayacaktım ama kocam "onbin lira için bir tarafını yırtmaya değmez" dedi.

  Eşeğe Ters Binmek

Nasreddin Hoca bir gün yabancı bir köyde misafir olur. Cuma günü O'nu kürsüye çıkartırlar. Güzel bir vaaz verir. Herkez pek memnun kalır. Camiden çıkınca Hoca'nın eşeğini getirirler. Köylülerin hepsi ona hizmet etmek için adeta yarışırlar. Hoca eşeğine binerken biraz düşünür. Sonra eşeğin üstüne ters oturur. Herkes hayret eder. Köylülerden biri dayanamayıp sorar :

- Hocam der. Kusura bakma ama eşeğe niçin ters bindiğini sorabilirmiyim?

Hoca tebesüm ederek cevap verir :

- Eğer düz binip önünüze geçseydim siz arkada kalacaktınız. Siz öne geçseydiniz, bu defa ben arkada kalmış olacaktım. Böyle ters binince size arkamı dönmemiş oluyorum. Sebebi bu...

DÖNMEYİZ

Temel ile Dursun bir akşam otobanda iki sarışını arabalarına almışlar ve ıssız, kuytu bir yere gitmek için basmışlar gaza...
Yarım saat sonra gidecekleri yere
yaklaştıklarında sarışınlardan biri der ki :
- Şimdiden söyleyelim, biz dönmeyiz.
Temel kendinden emin bir şekilde cevap verir :
- Valla bu kadar geldikten sonra biz de dönmeyiz

Eşeğe Yazık Olur

Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar :

- Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ?

Hoca cevabı yetiştirmiş hemen :

- Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma.



Hırsızın Hiç Mi Suçu Yok ?

Bir gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi :

- Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki ?

Bir başkası :

- Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor ? diye konuşmuş.

Bir diğeri de :

- Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kızmış :

- Yahu demiş, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi ?
Hırsızın hiç mi suçu yok ?

Halep Oradaysa Arşın Burada !..

Palavracının biri başına topladığı üç beş cahile karşı övünüp duruyormuş :

- İşte ben güçlü ve maharetli bir adamım. Evet ben Halep'te bulunduğum sıralarda altmış arşın uzağa atlamış bir kimseyim!.. Nasreddin Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp :

- Yaa demiş demek sen altmış arşın atlarsın. Haydi atla da görelim. Adam hık mık etmiş.

- Ama demiş ben Halep'te atladım. Hoca kızmış :

- Canım demiş, Halep oradaysa arşın burada.

   Testiyi Kırmadan Önce

Nasreddin Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp :

- Testiyi kırma ha ! diye öğüt vermiş .

Bunu gören komşulardan biri :

- Yahu Hocam demiş, henüz testiyi kırmadan niye dövüyorsun yavrucağızı ?

Hoca cevap vermiş :

- Testiyi kırdıktan sonra neye yarar be birader !